Doğa ile Başbaşa: Erikli Yaylası Kampı

0
382

Merhaba,

Erikli yaylasından bahsetmek istiyorum sizlere. Yalova il sınırları içerisinde Çınarcık ve Teşvikiye içinden geçilerek gidilen muazzam, temiz hava ve doğa ile iç içe bir orman bölgesi. Adının yayla olduğuna bakmayın, çünkü devlet arazisi olduğundan ve turizme açıldığı için sanıyorum bu adı almış. Esasında bir şelalesi ve çok güzel bir yürüme parkuru da var.

Biz iki aile olarak ikinci kez gittik. Amaç kamp yapmak ve gece ateş başında sohbetimizi yapıp keyifli zamanlar geçirmek tabi ki.

Ateş yakmak derken, orman içinde ateş yakılmayacağını biliyoruz ve bahsettiğimiz bu yer zaten insan ziyaretine açık bir işletmeye sahip olduğu için kontrollü bir biçimde ateş yakılmasına izin var. Kaldı ki bizler de daha önce kampçılık eğitimleri almış insanlar olarak bu gibi konularda yeterince bilgi sahibiyiz.

Neyse çok uzatmadan asıl anlatmak istediğime geleyim.

Burası özel bir işletmenin himayesinde, hizmetleri ücretli ve uzun süreli kamplarda tercih edilen ama wc ve duşları çok kötü durumda olan bir yer.

Üç saatlik temizlik sonunda çöplerin yarısından fazlası çöp torbalarındaydı…

Bunlar bir yerde kabul edilebilir belki ama, günübirlik olarak ziyaretçi de kabul edildiği için ortalık çok pis.

İşte tam olarak anlatmak istediğim yere geldik.

Şelale yolu; normal yürüme temposunda git-gel ortalama 45 dakika süren bir parkur. Bu parkurda yürümek gerçekten çok keyif vermişti ilk gittiğimiz 29-30 Nisan 2017 tarihlerinde.

Çünkü yukarıda bahsettiğim temiz hava, yürüyüş, ateş başında sohbet ve sessizlik gerçekten çok iyi gelmişti bize. Ama bu kez öyle olamadı maalesef.

9-10 Eylül 2017 tarihlerinde yani ikinci kez gittiğimizde, kalabalık bir doğa sporları grubunun organizasyon için burayı seçtiğini biliyorduk, hatta sezon içi bir zamanda gittiğimizi de biliyorduk ama bu kadar gürültülü ve pis olabileceğini hakikaten düşünmemiştik.

Grubun adını tabi ki de vermeyeceğim, ama bence bu grup bir daha içerisinde doğa geçen yada adı doğa ile başlayan bir organizasyon yapmasın. Hatta gidip bar tarzı bir yerde organizasyonları yapsınlar, çünkü orman içinde arabanın medya sistemini açıp bağırta bağırta müzik çalmak bir doğa sporları grubunun yapacağı hareket değil.

Nedeni basit; etraftaki kampçıların rahatsızlığını geçtim, insana ait olmayan bir yerde bu gibi davranışlarda bulunursan, bir süre sonra doğa seni “tükürür”.

Gece geç saatlerde bu tantana bitti ve nihayet uyuyabildik.

Ertesi gün şelale parkurunda trekking yapmak için yola çıktık. Kafe ve restoranların olduğu bölümü geçince sağa sola atılmış ıslak mendil, pet şişe, abur cubur ambalajları ve alüminyum içecek kutularını gördük.

Gözlerimiz doldu.

İnsanlığımızdan utanarak başladık tek tek her ıslak mendili, her pet şişeyi ve başka bir yerde duran kapağını ve daha sayamadığım kadar çeşit çöpü toplamaya. İnsan doğanın kanseri derim hep, nitekim halen arkasındayım söylediğim sözün.

20-30 metrede bir çöp atılsın diye ağaçların alçak dallarına çuvallar asılmış, üzerinde kocaman “ÇÖP” yazan.

Buna rağmen bir anne çocuğunun altındaki kirli bezi değiştirip sanki o bebeği büyüdüğünde bu doğaya muhtaç değilmiş gibi, hatta nefes almaya ihtiyacı olmayacakmış gibi yere atmış.

Yerden alıp koyduk poşete, devam ettik, erişebildiğimiz yamaçlar da dahil tüm çöpleri almaya çalıştık. Niyetimiz taktir toplamak değil, çok ciddi söylüyorum. O kadar üzüldük ki kelimelerle anlatılamaz.

45 dakikalık parkurda 3 saatten fazla çöp toplamayla geçti, nihayetinde toplayabildiğimiz kadarını topladık.

Biz çöp toplarken, bizi görenler “aferim, helal olsun, bravo be!” şeklinde taktirlerini iletseler de, biz “siz de bir poşet alıp toplarsanız burası daha güzel olur” dedik. Tabi dinleyen olmadı.

Neyse Erikli Yaylası insan olmadığı zaman çok güzel bir yer sonuç olarak. Yada insan olunduğu zaman mı demek lazım?

Yine gider miyiz? Elbette, hem de her fırsatta. Bence siz de gidin, hatta giderken büyük boy çöp torbalarıyla gidin ki doğa yarın sizi de tükürmesin.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazın!
Adınızı lütfen buraya girin